Loca Binası,
Gölet Karşısı
Başakşehir / İstanbul
Pzt - Cum : 9.00 - 18.00 Cumartesi : 9.00 - 14.00 7/24 Acil Servisimiz Açıktır

Makaleler

Ozon Terapi Nedir, Uygulama Yöntemleri Nelerdir?

Ozon terapi nedir?

Aktif oksijen molekülü olan ozon gazı kullanılarak yapılan iyileştirici tedavilere “ozon terapi” denir.

Ozon terapi yeni bir tedavi şekli midir?

Tıpta ozon ilk defa Birinci Dünya Savaşında yaraların iyileştirilmesi amacıyla kullanılmaya başlandı. O zaman bu uygulamaya “kanın yıkanması” işlemi adı verilmişti. 80’li yıllardan itibaren tekrar güncel olan ozon tedavisi bugün ABD’den Japonya’ya kadar dünyanın pek çok ülkesinde son yılların rağbet gören destekleyici tıp uygulamalarının başında yer alıyor. Dünyada Almanya, İngiltere, ABD, Malezya, Brezilya gibi pek çok ülkede sadece ozon terapi yapan özel klinikler mevcut. Günümüzde, Almanya’da 8 bin hekim ozon terapi uyguluyor.

Ozon nasıl etki gösteriyor?

Ozon yüksek derecede oksidasyon gücüne sahip olduğu için tıpta “aktif oksijen” olarak tanımlanır. Tedavide kullanılan ozona yüksek enerjisinden dolayı, vücut hücrelerinin bir anlamda yakıtı gibidir diyebiliriz. Ozon, hasta olan organizmalarımıza yönlendirilen bir nevi aktive edilmiş oksijendir. Ozonun kırmızı ve beyaz kan hücrelerini aktive etmesi sonucu kişiler kendilerini yenilenmiş gibi hissetmektedirler. Ozon fiziksel dayanıklılığı arttırmaktadır. Sağlıklı insanların performanslarını artırma ve vücudu gençleştirmede de etkin rol üstlenmektedir.

Ozon gazı, dolaşım bozukluklarından viral hastalıklara ve romatizmaya kadar bir çok hastalıkta yardımcı tedavi olarak kullanılmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır. Tıpta ozon, yaraların dezenfeksiyonunda, bakteri ve virüslerin sebep olduğu hastalıkların tedavisinde de kullanılır. Özetle ozon, kan dolaşımını hızlandırabilmekte ve başta mikroplarla mücadele olmak üzere vücut savunmasını gerektiren tüm olaylarda görev alan bağışıklık sistemini de hareketlendirmektedir.

Ozon Terapi Yöntemleri

Ozon gazı tedavi amacıyla vücuda çeşitli şekillerde verilebilir. Bunlardan hangisinin tercih edileceği kuşkusuz hekimin kararıdır. Hastalığın evresine,hastadaki bulguların şiddetine göre uygulanacak yöntemin değişkenlik göstereceği muhakkaktır. Kaldı ki hastalardaki bireysel farklılıklar da seçilecek yöntemi etkiler. Başlıca uygulama yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Major Otohemoterapi: “Ozon-Oksijen karışımının damar içine verilmesi”
    Hastadan steril şartlarda özel vakumlu şişeler,kanüllerden ibaret setlerle 50-100cc kan alıp bunu ozonla karıştırdıktan sonra yeniden damara geri verme yöntemidir.
  • Minor Otohemoterapi: Deri altına veya adaleye hatta eklem içerisine
    enjeksiyonlar şeklinde ozon gazı karışımı verilebilir. 3-6 cm3 miktarındaki ozon, cihazdan çekilerek hastaya enjekte edilmektedir.
  • Kese içerisinde ozon tedavisi: Bacak yaralarında ozon ve O2 gazı
    karışımı zel bir torba içerisinde uygulanabilir. Bu kese bir defa kullanımlık özel sübap sistemi olan naylondan imal edilmiş torbacıklardır. Diğerleri gibi seanslar halinde gelen hastalara bazen tek başına bazen de diğer yöntemlerle birlikte yapılan uygulamadır.
  • Ozonlanmış Su ile Tedaviler: Ozonlu su ile ağzı çalkalamak ,ozonlu suları içme tedavisi veya ozonlu suların sorunlu olan hastalıklı bölgelere sürülmesi şeklinde yapılır.
  • Lavaj Uygulamaları: Barsak lavajları (yıkanması) kolitler ve kalın barsak iltihaplarında yapılır. Yine mesane yıkanması da özellikle kronik sistitlerde tercih edilen bir yöntemdir.
  • Ozon Sauna: Özellikle cilt hastalıkları, açık yaralar, yanıklar ve detoks uygulamalarında etkilidir.

Ozon ve bağışıklık sistemi

Ozon vücudun direncini özellikle infeksiyonlara ve toksinlere karşı artırmaktadır. Ozon aynı zamanda, bakteri, virüs ve mantar öldürücüdür.

Özetle Ozon Terapi

Doğal bir yöntem olarak bağışıklık sistemini güçlendirmede, kronik yorgunluk sendromunda, stresle mücadelede, anti aging terapide,mide barsak hastalıklarında özellikle kolitlerde, bacak dolaşım bozukluklarında, deri hastalıkları ve iyileşmeyen yaralarda, yanıklarda,alerjide, kanser hastalıklarında tamamlayıcı tedavi olarak, cinsel fonksiyon bozukluklarında, ürogenital hastalıklarda, uçuk, zona gibi viral hastalıklarda başarıyla kullanılmaktadır.

Bu yazıyı paylaş