302 Rainbow, Ha Noi+123 -777- 456 - 789 Mon - Sat: 07:00 - 17:00 /

Makaleler

POLİKİSTİK OVER SENDROMUNDA (PKOS) BESLENME İLKELERİ

POLİKİSTİK OVER SENDROMUNDA (PKOS) BESLENME İLKELERİ

Polikistik over sendromu; doğurganlık çağındaki kadınlarda ve adolesanlarda en sık görülen endokrin/metabolik bozukluklardan biridir.

Menstrüasyonun (adet) görülmemesi veya düzensizliği, aşırı tüylenme, erkeklik hormonlarının yüksek olması, gebe kalamama durumu, yumurtalıklarda çok sayıda kist oluşumu semptomları ile seyreder.

Birçok bilimsel çalışma ; PKOS’un insülin direnci, diyabet, obezite, düşük doğurganlık kapasitesi, kardiyovasküler hastalıklar ve endometrium kanseri gibi hastalıklar ile ilişkili olduğunu göstermektedir.

Polikistik over sendromunda obezite /abdominal obezite sonucu artan yağ dokusu hormon dengesini bozmakta ve vücutta stres yaratan bir basıncın oluşmasına neden olmaktadır. Artan yağ dokusu, sendromun seyrini daha da karmaşık hale getirmekte ve hastalık tablosu karmaşıklaştıkça bireyin vücut ağırlığı kazanımındaki eğilim daha da artmaktadır.

PKOS hastalarında abdominal yağlanma şeklinde karşımıza çıkan obezite gözlemlenmektedir. Uzun dönemde ağırlık kaybı yakalamak, ulaşılan ağırlığı sürdürmek ve kadınlar için bel çevresinin <88 cm olmasını sağlamak hedeflenmektedir. PKOS lu kadınlar; boy uzunluğuna göre normal bir vücut ağırlığına sahip olmalarına rağmen yüksek yağ oranları ile karşılaşabilirler. Bu nedenle sadece tartı değil vücut bileşimi ve yağ oranı da değerlendirilmelidir.

PKOS VE KİLO KAYBI

Bilimsel çalışmalar PKOS’lu obez kadınlarda sadece % 5-10 oranında kilo kaybetmesi ile 6 ay içinde PKOS’lu kadınların %55-100 ünde metabolik ve hormonal bozukluklarının düzeldiğini göstermiştir.

Pkos’ ta ilk adım tedavilerden biri sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleridir.

ÖĞÜN DÜZENİ

PKOS’ da besinlerden en iyi şekilde yararlanabilmek için besinlerin belirli öğünlere dengeli bir şekilde dağıtılması gerekmektedir. Öğün düzenine bakıldığında enerji ve besin öğelerinin önerilen düzeyde alınması için ana ve ara öğün tüketimine dikkat edilmesi gerekmektedir. Vücudun fizyolojk dengesinin sağlanmasında öğün düzeni önemli bir etkendir. Üçten az öğün tüketildiğinde artmış besin tüketimi ile insülin yanıtı artmakta, trigliserit sentezi ve yağ depolanması artmaktadır. Ayrıca öğün atlama termik etkisinden dolayı enerji kaybını azaltmaktadır. Genel olarak bakıldığında enerjinin %20-25 i kahvaltıdan , %25-30 u öğle ve akşam yemeklerinden, geri kalanının ise, ara öğünlerden(2 veya 3 kez) sağlanması uygundur.

Su Tüketimi

Su vücudun önemli bir bileşenidir ve bir dizi hayati işlevi yerine getirmektedir. Ortalama günlük alınması gereken su miktarı 2- 2,5 litredir.

Düşük Glisemik İndeks

Bir besinin kan şekeri yükseltici etkisine glisemik indeks denir. Glisemik indeksi yüksek besinler insülin direncini tetikler. Diyet listenizde Glisemik indeksi yüksek şekerli gıdalar ve içecekler ve rafine edilmiş karbonhidratlar yerine glisemik indeksi düşük tam tahıllı ekmek, bulgur, sebze ve meyvelere yer vermelisiniz. Düşük Gİ diyet, özellikle PCOS a bağlı insülin direncine sahip kadınlar için sağlık yararına olacaktır.

Sağlıklı yağlar

Omega 3 yağ astleri de dahil olmak üzere sağlıklı yağların yeterli bir şekilde tüketilmesinin, PCOS’lu kadınlarda hormonlarını dengelemesine ve insülin seviyelerini iyileştirmesine yardımcı olduğu görülmüştür. Bazı sağlıklı yağlar; yağlı balıklar, avokado, zeytinyağı ve tuzsuz fıstık ve tohumları içerir. Bununla birlikte kilo almayı önlemek için, işlenmiş veya kızartılmış gıdalardaki sağlıksız yağları tüketmek yerine sağlıklı yağlarla değiştirmeye çalışın.

Fiziksel aktivite

Sağlıklı ve dengeli beslenerek ve düzenli egzersiz yaparak ağırlık kaybetmeniz hastalığın semptomlarını azaltacaktır. Haftada en az gün 3 45 dk’lık egzersizlerle metabolizmanızı hızlandırabilir ve insülin direncini dengeleyebilirsiniz.

Antioksidanlar

PKOS, kanda androjen (erkeklik) hormonlarının yüksek olduğu bir hastalık olduğu için, bu yüksek androjen seviyesinin , kan yağları üzerinde olumsuz etkisi vardır. Bu nedenle antioksidan kapasitesi yüksek ve kalp damar dostu besinlerle beslenmelisin. Mevsimine uygun sebze ve meyvelere öğünlerinde yer vermeyi unutmamalısın.

Alkol ve Sigara

Üreme sağlığı açısından bakıldığında alkol testeron düzeylerini geçici olarak yükseltmektedir. Sağlıklı bir yaşam şekli için sigara ve alkolden kaçınmalısınız.

 

PKOS’ta ağırlığın korunması ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile düzenli yaşam koşullarının devamlılığı, hastalık tablosunun tekrarlanmaması bakımından önemlidir.

Eğer bu hastalığa veya belirtilerine sahipseniz muhakkak Kadın Doğum Uzmanı ve  Diyetisyenden yardım almalısınız.

Diyetisyen Havva Kılınç

Bu yazıyı paylaş